Barışarock Nedir?

Mart 5, 2007 - Leave a Response

Barışarock, Rock’n Coke’a karşı, müziğin endüstrileştirilmesi ve kapital sömürü aracı olarak kullanılmasına karşı ortaya çıkmış bir festivaldir. Müziğin, özellikle de rock müziğinin kapitalist emellere alet edilmesine tepki olarak doğmuştur. Söz konusu firma savaşa hizmet eden (coca cola) bir firma olduğu için, Barisarock bu anlamda doğru bir festival olmuştur. Barışarock, Rock’n Coke a karşı bir festival olarak doğsa da emperyalist düzenin getirdiği bir çok şeye karşı olarak devam etmiştir.

2003 – 2004 yılında herhangi bir maddi kaygısı olmadan tamamen gönüllülük ilkesiyle hareket eden barışarock 2005 ve 2006 yılında sanatçıların, müzisyenlerin, siviltoplum örgütlerinin, bireylerin, yardım etmek isteyen kuruluşların iyi niyetinden yola çıkılarak para kazanma aracı olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bu anlamda barışarock aslında rock’n coke’ın vermiş olduğu hizmetlerin (sağlık, hijyen, sahne sistemleri kalitesi vs) hiç birini vermezken, insanın temel ihtiyacı ve zorunluluklarını karşılamazken, bunlar için hiç bir gider ortaya koymazken, özellikle 2006 yılında rock’n coke’tan (daha kar merkezinde) daha fazla para kazanmıştır.

Barışarock ortada görülene göre kişilerin bir araya gelerek hayata geçirdiği festival olsa da barışarock’ı para kazanma aracı olarak kullananlar gizlice  emellerini gerçekleştirmişlerdir.

Bu siteyi oluşturmamdaki amaç barışarocka sanatçı, grup, müzisyen, firma, sivil toplum örgütü olarak destek olmuş tüm ön giderleri cebinden harcamış olan kişileri bilgilendirmektir. Barışarock neydi ne olmaya doğru gidiyor bu konuda bilgi vermektir. Vereceğim bilgilerle barışarock a daha fazla sahip çıkılacağını ve denetleneceğini sanıyorum.

En azından vereceğim bu bilgilerden dolayı beni barışarock haini ilan etmezsiniz!.. Anladığım ve gördüğüm kadarıyla barışarockı eleştirmeye kalkan barışarock haini ilan edilyor. Ve ogun samast gibi barışarock içinde de barışarock’ı (vatanı) korumaya(!) hevesli, silik ve hödük ve “ahh gerizekalı seni” diyebileceğimiz tipler mevcut…

Reklamlar

Barışarock’ın işleyiş prensibi

Mart 5, 2007 - Leave a Response

Barışarock’ın tüm işleyişi; planlama, tanıtım, reklam aşaması (festival gününe kadar yapılan tüm masraflar ve iş gücü),  gönüllü kişiler, sivil toplum örgütleri, topluluklar, sanatçılar, müzisyenler,  barışa destek vermek isteyen kurum ya da firmalar (adları saklı tutulması kaydıyla)  tarafından finanse edilmekte ve iş gücü tamamen bu saydığım maddeler tarafından üstlenilmektedir.

Eğer bir broşür, el ilanı, poster basılacaksa kişilerin tanıdığı ya da sivil toplum örgütlerinin bildirdiği bir ya da bir kaç matbaa tarafından ücretsiz olarak basılır. Matbaa ile yapılan görüşmeler ise kişiler tarafından yapılır ve görüşme ve yol masrafları kişiler tarafından karşılanır.

Eğer barışarock duyurulacak ise, barışarock a destek vermek isteyen gazeteler, dergiler, tvler,  internet sayfaları, diğer tanıtım araçlarına sahip olan firmalar, bireyler, öğrenci örgütleri, üniversitelerin müzik kulüpleri büyük bir isteklilikle ve gönüllülükle tembihkar bir şekilde barışarock’ın tanıtımını, propagandasını yapar. Ve barışarock için hiç bir maaliyete girilmeden barışarockın tanıtımı ve barışarock a katılım sağlanır. Yani un da şeker de hazır geriye kalan helva yapmak…

Bu aşamadan sonra sanatçılar ya da gruplar hem festival alanına gidiş dönüş hem de festivalde sahne alma aşamasında hiç bir şekilde barışarock tan para talep etmez, tüm hizmetlerini karşılıksız verir. Grup ya da sanatçılarda ayrıyetten cebinden para da harcar… Harcamazsa utandırılır, “barış için geliyorsun bir de…” diyerekten….

Bireylerin ve yukarıda saydığım maddelerin maddi ya da iş gücü sayesinde hiç bir şekilde para harcamayan ve kazanmamışta olan barışarock gerekli olan tüm geri hazırlığını tamamlar.

Geriye kalan ve para gerektiren şeyler ise;
Alanın kiralanması
Güvenlik şirketinin kiralanması
Sahne ve ses sistemlerinin kiralanması

Bu 3 maddenin dışında barışarock’ın hiç bir şekilde paraya ihtiyacı yoktur. Bu 3 maddeyi ise alanda yiyecek satılması karşılığı bir firmaya devreder. Ve kapı girişi ücretsizdir…

Buraya kadar hiç bir şekilde sorun yok sorun burdan sonra başlıyor.

Barışarock nasıl sömürü ve maddi kazanç aracı olarak kullanıldı?

Mart 5, 2007 - Leave a Response

Festival alanına gelinceye kadar hiç bir şey için tek kuruş ödemek zorunda olmayan ve tamamen gönüllü birey, kurum, kuruluş, siviltoplum örgütleri tarafından istekli bir şekilde oluşturulan Barışarock’ın 3 madde için bir firmanın parasına ihtiyacı vardı. (Yani barışarock için ismi belli olan ya da belli olmayan tüm herkes çabalamıştı ve 80 bin kişi gelecek kadar potansiyel yaratmıştı. Geriye kalan tek şey bu 80 bin kişinin orada konaklanmasıydı. Herşey hazırdı bu 80 bin kişiyi 2 gün boyunca konaklatacak ve karşılığında para kazanacak bir firmaya ihtiyaç vardı. Firmanın yapacağı tek şey para kazanmak olacaktı… kim olmalıydı bu firma… kim olmalıydı!!)

Bu maddeler
1) Alan kirası
2) Güvenlik Kirası
3) Sahne ve Ses sistemleri

Bu 3 madde için 2006 yılında ödenmesi gereken ve ödenen para ise alan kirası için 24 milyar, güvenlik kirası için 30 milyar, sahne ve ses sistemleri için (sahne ve ses sistemlerini kuran firmanın kendi açıklaması 15 milyardır) 30 milyar… Toplamda ise 82 milyar…

Not: 70 milyarlık sahne sistemi kurma vaadinde bulunsa da firma, son gün “anlaşma yaptığım firma ses sistemlerini getirmedi, derin devlet engelledi, rock’n coke engelledi” gibi söylemlerle 15 milyarlık sahne sistemini kakaladılar hem de “kahramanız biz derin devlet ve tüm zorluklara rağmen biz başardık sahneyi kurduk” nidalarıyla. terbiyesizliklerini de matahmış gibi kurnazca gizlemeleri de ayrı bir olay…

Toplamda 82 milyar karşılığı ise tüm yiyecek standları bu firmaya verilmiştir. Bu firma 2005 yılında yiyecek standlarında fiyat maniplasyonu yapmış olmasına rağmen, yemeklerin satıldığı ve hazırlandığı sunulduğu yerlerde hijyene en ufak bir önem vermemiş olmasına rağmen, tekel olduğu için fiyatları istediği gibi belirlemesine ve satılan yiyeceklerin içinde kullanılan malzemeleri kafasına göre belirlemesine  rağmen (fiyatı ve yemeğin içeriği ne olursa olsun yemek zorundaydık biliyorlardı. içeriye yemek sokmak yasaktı) , barış yanlılarını, rock müzik dinleyicilerini sövüşleme görevi 2006 yılında yine aynı firmaya verilmiştir.

2006 yılına gelindiğinde yine bu 3 maddenin giderlerinin karşılanması karşılığı yani 82 milyar karşılığı 2005 yılında her türlü yolsuzluğu yapan hiç bir sağlık şartlarını yerine getirmeyen, tekel olmanın ve barışarock ın güçlü bazı kadrolarına yakın olmanın(ya da bu kadroların ta kendisi) ve gelecek yılda barışarock tan para kazanabileceğini biliyor olmanın rahatlığıyla, barışarock’a gelen “tüketicilere” istediği fiyat ve istediği kalite politikasını uygulamış olan firmaya görev verilmiştir.

2006 yılında 82 milyar harcayarak, tüm standların işletmesini alan firma, hem sattığı ürünün içeriğini standartlarda tutmazken (döner satıyorsa yarım ekmeğin içine 2 yaprak döner 2 dilim patates ve bir yaprak kıvırcık) hemde hiç bir hijyenik koşulları yerine getirmemiştir. İşin ilginç tarafı ise hem 2005 yılında hem de 2006 yılında bu firma hiç bir barışarock ekibi tarafından denetlenmediği gibi bu firmaya hiç bir yaptırım da uygulanmamıştır. Yani resmen avuçlar ovulurcasına barışarock peşkeş çekilmiştir. Bu duruma sessiz kalan ya da gözünü barışarock bürümüş olan bazı barışarock gönüllüleri ise embesillliklerinden (gayet tabii) bu olayın üzerinde durmamışlardır, ayakta uyumuşlardır. gelecek yılki barışarock ın içinde de olayım aman kaygısıyla “canım insanım benim” diyeceğimiz tipleri oynamışlardır. (hatırlatırım. barışarock ı düzenleyenlerde türkiye de yaşıyor!..)

2006 yılında iyice zıvanadan çıkan ve tozun toprağın, beşinci sınıf sahne sisteminin, beşinci sınıf yemek standı ve hijyenik şartların eşliğinde  barışa rock mahalle düğününe dönmüştür; gelin ve damadın telaşından gerçekler görülmemiştir.

3 maddenin gidernin karşılanması karşılığı tüm sorumluluğu ve geliri üzerine alan firma köpek çiftliklerinde köpek besler gibi ve müzik hayvanların sakinleşmesi (uyuması) için iyidir tavrıyla müzik eşliğinde barışarock a gelen bireyler beslenmiştir (sömürülmüştür).

80.000 kişinin geldiği festivalde (80 bin kişilik şehirde kaç tuvalet olmalıdır) 2 tuvaletin olması, yiyecek ve içeceklerin tozun toprağın içinde yapılması ve servis edilmesi nazi kampı gibi barışarock a gelenlerin birde azarlanması (“barış için geliyorsun birde konfor mu istiyorsun” diyerekten.. ya da “hee anlaşıldı senin niyetin barış için gelmek değil sorun yaratmak” ya da “hee sen barışarock ı provake etmek istiyorsun. bizi kimse yıldıramaz. bakın ahali bizi yıldırmak istiyorlar. barışa kimse engel olamaz”  gibi sömürüsü haddinden fazla laflarla) da cabası…

80.000 kişinin geldiği barışarock’ta kapı girişi ücretsiz olduğu için dönen dolaplar kimsenin gözüne çarpmadı belki ama 2 gün boyunca 80.000 kişinin yediği ve içtiği şeylerin hesabını birlikte yapalım;

3 liraya satılan ama 1,30 liraya maaledilen tuborgun elinde kalan ve satılamayan biraların barışarock a gelenlere kakalanması (söylentiler arasında tuborgun gizli sponsor olduğu ve bu satılamayan yeşil kutu biraları ücretsiz verdiği – çöpe atılacak satılmayan yeşil kutudaki bu biraları ücretsiz verme karşılığında 80 bin kişi onlarca kez tuborgun ismini gördü andı…)

3,5 liraya satılan ekmek ama 2 yaprak döner ile 1 yaprak kıvırcık konularak 20 kuruşa maaledilen döner

50 kuruşa girilen hiç bir hijyenik koşula uymayan tuvaletler.

80 bin kişi dışarıdan yiyecek içecek getirilmesi yasağıyla bereber 2 gün boyunca barışarock ta yedi içti içtikce sarhoş oldu sarhoş oldukça içti (bu arada alkol oranı düşük olan biraları içtikçe içtik ve içtik…)

bir kişi ortalama günde ortalama 3 öğün yemekten 2 günda 6 öğün yemek yerse (3,5 lira döner ve 1 lira ayran) 27 lira sırf yemek icin harcar, günde 10 bira içerse (bizlerin nasıl bira tükettiğini herkes bilir) 2 günde 20 bira içer 60 milyonda biraya gider… 2 günde 6 kere de tüvalete giderse (elini yüzünü yıkama vs vs) 3 lira da tuvalet masrafı hesaplayalım

yemek için – 27 lira
içki için – 60 lira
tuvalet için- 3 lira
Toplamda – 90 lira

80 bin kişi geldiğine göre

80.000 x 90 = 8.100.000 lira yani eski paraya göre 8 trilyon 100 milyar…

Bunun %400 zü kardır. yediğimiz yemeğe kaç liralık masraf yaptıklarını herkes bilir….

hadi diyelim yarısı kar olsun çok çok efendice yaklaşırsak… 4 tirilyon eder cebe inen tam kar… bunun 82 milyarını da 3 maddenin gideri için verirse bu firma, geriye kalan karı hepimiz görebiliriz.

Yani uslu uslu hesap yaparsak korkaraktan barışarock ın peşkeş çekildiği firma 4 trilyon civarında eski lira kazanmıştır.

Yani sanatçılar ücretsiz sahne alırken, kişiler ücretsiz hiç bir ücret almadan çırpınırken, medya ve reklam gücü olanlar ücret almadan, hatta kendi başına  barışarockın reklamını yaparken, sivil toplum örgütleri, matbaalar, firmalar, güzel şeyler oluyor galiba diyerek her türlü olanağını seferber ederken ve savaşın durdurulmasının dışında hiç bir beklenti beklemezken, hayvan besler gibi hiç bir hijyenik şartlara uymayan ve tüketici haklarını tamamen ihlal eden bu firmaya bu kadar para kazandırmak için miydi barışarock… hem de barışarock ta barış ile ilgli göstermelik şeylerın dışnda hiç bir şey göremez iken biz…

Anlatmak istediğim kazanılan para değil, bireylerin ve herkesin verdiği gönüllü hizmetlerle 80 bin kişinin toplandığı ve 80 bin kişiyi oraya getireceğim diye emek veren herkesin emeği bu şekilde mi heder edilecekti….

Barışarock için gönüllü çalışmış herkes kendi adına düşünsün. Barışarock için kendi adınıza yapmış olduğunuz küçük ya da büyük uğraşların (bu arkadaşınızı barışarock’a davet etmekte olabilir), karşılığında maddi kazanç elde etmek için  oyunlar oynamış, kılıfına uydurmuş sömürücülerin sizi bizi kullanmaya hakkı var mıydı?

Daha iyi bir barışarock mı yoksa kapital derdine düşmüş 3-5 kişinin yuvalandığı barışarock mı?

Karar sizin?…

“Barışarock’ın içindeyim biz yaptık barışarock’ı” diyenlere sorun dilerseniz size ne cevap verecekler?…  Cevap verebilecekler mi yoksa geçiştirecekler mi? Yoksa “alıştık meydanlarda laf söylemeye” diyerekten laf kargaşası mi yapacaklar? Ya da belkide size derin devlet bunlar bize mani olmaya çalışıyorlar diyeceklerdir. Diyecek lafı her zaman bulacaklardır. Ama denilen laflar sizin sorduğunuz soruların karşılığı olacak mı?

Türk halkının her zaman dediği gibi “yav bu barışarockçılar bu kadar yedilerse helal olsun be adamlara…” diyelim o halde… Tabi bu arada barışarockçılar kim bunu bile bilemiyoruz. Kime sorsak türk filmindeki gibi “benim, benim, benim barışarockçı, benim, benim” nidalarıyla karşılaşıyoruz…

 suni barışçılarla yapılan eylem bu kadar temiz olur,  bu ülkede hakkını aramayı bilmeyenlerin olduğunun gayet farkında olan barışarockı organize edenlerin bile içine şeytan girer… Suç şebek maymunu gibi festivale gidip gelenlerde…

3 maymunlara selam olsun, bu da hayırlara vesile olsun…